Köknar (Göknar) Bitkisi

koknar-goknar-bitkisi

GÖKNAR-KÖKNAR (ABİES)
Göknar ya da köknar (Abies), çamgiller (Pinaceae) familyasının Abies cinsinden iğne yapraklı ağaç türlerine verilen ad. 40m’ye kadar boylanabilen göknarlar, kendine özgü formu, gövde kabuğu iğne yaprakları ve hatta kokusu ile Çamgiller familyasının diğer türlerinden ayırt edilebilir. Yapraklarının alt yüzeyinde beyaz çizgiler vardır.Kozalaklar sonbaharda olgunlaşınca pulları dökülür.
Asli ürünü olan kerestenin yanında, kabuk ve yapraklarından elde edilen reçinesinden yararlanılır.
Genç yaşlarda piramidal, orta yaşlarda konik bir tepe yapısına sahiptir. Dallar gövdeye çevrel olarak dizilmişlerdir.
Kabuk genç yaşlarda açık gri renkli ince ve düzgün, ileri yaşlarda kalın ve çatlaklıdır.
sürgünler üzerinde sarmal olarak teker teker dizilen yapraklar iki yüzlü, yassı ve çok kısa saplıdır.Uçları tepe sürgünlerinde sivri, yan sürgün ve dallarda ise çoğunlukla küt ve kertiklidir. Üst yüzleri hafif oluklu, alt yüzlerinde iki det stoma çizgisi bulunur. Göknarlar kendilerine çok benzeyen Taxus (Porsuk)’tan stoma çizgileri sayesinde ayrılır. İğne yapralar sürgün üzerinde 7-8 yıl kalır. Tanı için önemli bir özallik de, yaprakların koparıldığında sürgün üzerinde iç içe iki daire halinde iz bırakmalarıdır.
Kırmızı sarı renkteki erkek çiçekler tepenin hemen altındaki alt dallar veya bir yıl önceki sürgünler üzerindeki tomurcuklardan gelişir. Oval bir kozalakçık şeklindedir.
Uca doğru daralan silindirik biçimli kozalak birçok puldan oluşmuştur. Sonbaharda tohumlar olgunlaşınca pullar çamlarda olduğunun aksine açılmaz dağılır. Ağaç üzerinde kozalak eksenleri kalır.
Göknarlar kazık kök yapan ağaçlardır. Derin, nemli ve iyi havalanabilen topraklarda iyi gelişirler. Gölgeye çok dayanıklıdırlar. Sıcaklığı yüksek, kuvvetli rüzgar alan yerlerden hoşlanmazlar. Dona, kirli havalara ve zehirli gazlara karşı duyarlıdırlar. FAYDALARI
Köknar sakızı çıbanların iltihabını çıkartarak iyileşmeyi sağlar. Yara ve çıbanlara mikrop öldürücü özelliğinden dolayı yakı ya da merhem olarak uygulanır.Köknarın taze iğne yapraklarıyla, taze, yeşil kozalakları, şekerle şurup kıvamına gelinceye dek kaynatılıp içilirse solunum yolu rahatsızlıklarına iyi gelir. GÖKNARDAN ELDE EDİLEN MEZLA SAKIZININ FAYDALARI
Mezda sakızı çok kuvvetli antiseptik özellik taşır. Yaraların temizlenip iyileştirmesinde etkilidir. Ayrıca Nefes darlığı, astım ve bronşite, soğuk algınlığına, grip ve göğsü yumuşatmaya, balgam söktürmeye, mide ve bağırsak yaralarına, ülser ve gastrite, karaciğer ve akciğer hastalıklarına, sinir sistemini düzene koymaya, uykusuzluğa, romatizma, siyatik ve mafsal ağrılarına, böbrek ve idrar yolu hastalıklarına, iltihap ve kumuna, baş ağrısına, bağırsak parazitlerine, kansızlığa ve ergenlik sivilcelerine karşı kullanılır. Haricen antiseptik ve çıban iyi edici olarak, yakı veya merhem halinde kullanılmaktadır. Köknar sakızı çıbanı işletir ve iltihabı dışarı çıkartarak çıbanın iyileşmesini sağlar.
Haricen antiseptik ve çıban iyi edici olarak, yakı veya merhem halinde kullanılmaktadır. Köknar sakızı çıbanı iyileşletirir ve iltihabı dışarı çıkartarak çıbanın iyileşmesini sağlar.
Kozalakları ve gövdesi üzerinde meydana gelen sakız antiseptik ve yara iyi edici olarak kullanılmaktadır Yaprakları balgam söktürücü ve kabız etkiye sahiptir. YETİŞME ALANLARI
Pinaceae familyasından olan Abies (Göknarlar) cinsi, 35-40 türle Kuzey yarım kürenin ılımanl ve serin bölgelerinde, Kuzey ve Orta Amerika, Avrupa ve Asya’da dağılış gösterir.
Ülkemizde doğal olarak yetişen Göknar türleri:
Abies nordmanniana – Doğu Karadeniz Göknarı
Abies bornmulleriana – Uludağ Göknarı
Abies equi-trojani – Kazdağı Göknarı
Abies cilicica – Toros Göknarı
Doğu Karadeniz Göknarı
40-50 metre boylarında, dalları gövdenin altlarında yanlara doğru, tepelerde yukarıya yönelik, birinci sınıf orman ağacıdır. Gri, kahverengi kabuk genç bireylerde düzgün, yaşlı bireylerde hafif çatlaklıdır. Tomurcuklar yumurta biçiminde ve reçinesiz olup, yan sürgünlerin uçlarında iki ya da üç adeti aynı düzlemde, dördüncüsü altta olmak üzere genellikle dört adet bulunur. Bu açıdan kimi göknarlardan, örneğin Abies alba’dan daha sık ve zengin dallıdır. Oysa, A. equi-trojani’den ise daha seyrek dallıdır. Gri renkli genç sürgünler, çoğunlukla kısa ve siyah tüylerle sık ya da seyrek bir şekilde örtülüdür. 20 30 mm. uzunluğunda iğne yaprakların bazılarının uçları küt, bazılarının ise kertikli, yani iki uçludur. Tepe bölgesindekilerinin uçları sivrice ve fırça gibi yukarıya yöneliktir. İğne yaprakların üst yüzü parlak koyu yeşil, alt yüzlerinde belirgin iki adet stoma çizgisi vardır. Erkek çiçekler sarımsı yeşil renktedir.
Ortalama 15-18 cm. uzunluğunda ve 5 cm. çaplarındaki silindirik kozalaklar, uca doğru daralmakta, olgun halde kırmızı kahverengi bir renk almaktadır. Kozalak pulları 3-4 cm. genişliğinde, üçgenimsi şekilde, dış pul dışardan görülmektedir. Kozalağın üzeri bol reçinelidir.
Doğal olarak Kafkasya ile Kuzeydoğu Anadolu’nun dağlık kesimlerinde yetişmektedir. Ancak, asıl geniş yayılışını Kafkasya’da yapmaktadır. Ülkemizde Yeşilırmak Vadisi ile Türkiye-Gürcistan sınırı arasında kalan Doğu Karadeniz orman alanlarında yayılır. Bu kesimlerde 800-1700 metre aralarında çoğunlukla Fagus orientalis, Pinus sylvestris gibi ağaç türleri ile karışık ormanlar oluşturur. Doğu Karadeniz Göknarı, Doğu Ladini’nin aksine, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yalnızca denize dönük ana yamaçta değil, içe bakan yamaçlarda da izlenmektedir. Örneğin, Kelkit Vadisi’nde, Koyulhisar–Şebinkarahisar aralarında, üst yükseltilerde Sarıçam’larla karışık olarak bulunmaktadır. Aynı zamanda, bu göknar taksonu, saf ormanlar kuramadığı gibi, karışıklık oluşturduğu meşcerelerde de daima ikinci derecede kalmakta, hiçbir zaman egemen orman ağacı olarak bulunmamaktadır.
Doğu Karadeniz Göknarı güzel, dekoratif bir tür olduğundan, birçok Avrupa ülkelerinin park ve bahçelerinde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. İlkbaharda tomurcuk patlaması Abies alba’ya oranla birkaç hafta geçtir. Ayrıca, ilkbahar donlarından daha az etkilenir. Toprak istemide ondan daha azdır. Bu uygun nitelikler nedeniyle başta Fransa olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde orman ağacı olarak ta yetiştirilmektedir. Ancak, Abies alba’ya göre gençlikte oldukça yavaş büyümektedir. Parkçılıkta tutulan birçok formu ve değişik varyeteleri bulunur. Bunlardan iğne yaprakları mavimsi yeşil Abies nordmanniana cv. Glauca Beissn., altın sarısı renginde A. n. cv. Aurea Beissn., genç sürgünleri beyaz renkli olan A. n. cv. Albo-spicata Beissn. gibi.
Uludağ Göknarı Bu alt tür Türkiye’ye özgü bir endemik takson olup, ünlü botanikçi Bornmueller’in adını almıştır. Uludağ Göknarı, çoğunlukla 40 metreye değin boylanabilen birinci sınıf orman ağacı durumundadır. Ana türe çok yakından benzemekle birlikte, genç sürgünlerin tüysüz, tomurcukların da reçineli olması ile ondan ayrılır. Kozalak, iğne yaprak gibi öteki tüm morfolojik özelliklerce Doğu Karadeniz Göknarı’nın hemen tümüyle aynısıdır. Ayrıca, ondan küçük bir farklılık olarak iğne yapraklarının bazılarının üst yüzlerinin uç kısımlarında da beyaz stoma lekeleri görülmektedir.
Genel yayılış alanı Kızılırmağın denize döküldüğü yer ile Uludağ arasında kalan Batı Karadeniz Bölgesi ile Kocaeli havzasıdır. Bu kesimdeki dağlar, Doğu Karadeniz Dağları’nda olduğu gibi sıra dağlar karakterinde olmadığından, bu göknar taksonunun yayılışı da sürekli olmayıp kesintili bir durum gösterir. Bazen saf, çoğu kez Fagetum ve Abietum zonlarında kayın ve çamlara karışır. Çoğu kez 1100-1800 metre yükseltiler arasında yayılmakla birlikte, bazen de 2000 metreye değin, bir başka deyişle üst orman sınırına ulaşmaktadır. En güzel ormanlarını Ayancık, Ilgaz Dağları, Bolu Seben Dağları, Boyabat Göktepe ormanları, Abant ve Uludağ’da oluşturmaktadır. Doğu Karadeniz Göknarı’nın aksine, Uludağ Göknarı bulunduğu meşcerelerde çoğu kez egemen ağaç durumundadır.
Kazdağı Göknarı
Ana vatanı Batı Anadolu’daki Kazdağı olan bu göknar yerel bir yayılış göstermekte, yalnızca Türkiye’ye özgü endemik bir taksondur. Adını Çanakkale yakınlarındaki ünlü Truva kentinden almıştır. Kazdağı Göknarı, botaniksel özellikleri yönüyle Abies n. subsp. bornmuelleriana ile Abies cephalonica (Yunanistan Göknarı) arasında yer almaktadır. İğne yaprak ve tomurcuk özellikleri açısından çoğunlukla Abies cephalonica’ya benzemektedir. İğne yapraklardan özellikle ışık yaprakları sivri, alt ve iç kesimlerdeki sürgünde bulunan iğne yapraklar küt uçlu ya da kertiklidir. Tomurcuklar az reçinelidir. Genç sürgünler de tüysüzdür. Tomurcuklar yan sürgünlerin uçlarında 5 hatta 6-7 kadar olabilir. 15-20 cm. boyundaki kozalağın pul yapısındaki özellikler, Abies nordmanniana’nın aynısıdır.
Son yıllarda, bu göknar taksonu üzerinde yapılan araştırmalar, bu taksonun Abies nordmanniana’nın bir alt türü, ya da bağımsız bir tür olmayıp, Abies cephalonica ile Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana’nın doğal bir hibridi olma olasılığını ortaya koymuştur. Ancak, bu durumda henüz tartışma evresinde olup, özellikle bu göknar taksonu üzerine daha çok sayıda çalışmalar, özellikle Sitogenetik ve Karyolojik çalışmalar yapmak gereklidir. Kazdağı’nda 800 metrenin üzerinde saf olarak, ya da çoğunlukla Karaçam ve Doğu Kayını ile karışık ormanlar oluşturur. Büyümesi önceki taksonlara göre daha hızlı olup, ışığa onlardan daha dayanıklıdır.

You May Also Like